Çocu¿un bir toplumun gelece¿i oldu¿u dü¿ünüldü¿ünde çocu¿a yönelik yap¿lacak çal¿¿malar¿n bir tür "toplum in¿as¿" oldu¿u söylenebilir. Yunan filozof Epiktetos'un, "bir insan¿n anavatan¿ çocuklu¿udur" sözü, her insan için çocukluk döneminin ne kadar önemli oldu¿unu vurgulamaktad¿r. ¿yi geçirilen bir çocukluk döneminin hem bireyin kendisi hem de o çocu¿un yeti¿ti¿i toplum aç¿s¿ndan ne denli önemli oldu¿u bilinen bir gerçektir. Gelece¿i sälam bir zemin üzerinde in¿a etmenin yolu, iyi e¿itilmi¿ çocuklardan ve onlara sunulan nitelikli uyaranlardan geçer. Çocuk gerçekli¿i kavram¿, içerisinde iki de¿i¿keni bar¿nd¿rmaktad¿r. Bunlardan birincisi olan çocuk, tüm geli¿imsel özellikleriyle ortaya ç¿kart¿lmadan bu gerçeklik aç¿klanamayabilir. Çocu¿un gerçekli¿i, onun salt küçük ve savunmas¿z olmas¿yla aç¿klanamaz. Çünkü çocuk gerçekli¿i, çocu¿un do¿as¿n¿n, ilgi ve ihtiyaçlar¿n¿n, bak¿¿ aç¿s¿n¿n, dil ve anlam evreninin yä gruplar¿na göre geli¿imsel olarak farkl¿l¿klar¿n¿ ortaya koyan yani çocuktan çocu¿a farkl¿läabilen bir de¿i¿kendir. Dolay¿s¿yla çocu¿un nas¿l görüldü¿ü ve ona nas¿l yaklä¿ld¿¿¿, çocuk gerçekli¿inin tan¿mlanmas¿ ve yorumlanmas¿nda farkl¿l¿k yaratan önemli bir etkendir.